MENU
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • YEREL HABERLER
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • ETKİNLİK TAKVİMİ
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • GAZETE MANŞETLERİ
  • TAZİYELER
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Anketler
  • Nöbetçi Eczaneler
Alevi İslam İnanç Hizmetleri
DOLAR42.4574
EURO48.9616
GR ALTIN5523.5
ÇEYREK1482.9
İstanbul
Alevi İslam İnanç Hizmetleri
Alevi İslam İnanç Hizmetleri
  • HAKKIMIZDA
  • YAYINLARIMIZ
  • CEMEVLERİMİZ
  • ALEVİ TAKVİMİ
  • HABERLER
  • İNANÇ SÖZLÜĞÜ
  • ALEVİLİK İLGİLİ BİLGİLER
Kapat

Mevlana Celâleddîn-İ Rumi

Ana SayfaAlevi̇li̇k İlgi̇li̇ Bi̇lgi̇lerMevlana Celâleddîn-İ Rumi
Mevlana Celâleddîn-İ Rumi

Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı, ünlü mutasavvıf Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin hayatını, öğretilerini ve ilahi aşk anlayışını vurgulayan kapsamlı bir açıklama yayımladı. Başkanlık, Mevlâna'yı hoşgörü, barış ve insan sevgisinin sembolü olarak nitelendirdi.

20 Aralık, 2025, Cumartesi 21:22
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı, ünlü mutasavvıf Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin hayatını, öğretilerini ve ilahi aşk anlayışını vurgulayan kapsamlı bir açıklama yayımladı. Başkanlık, Mevlâna'yı hoşgörü, barış ve insan sevgisinin sembolü olarak nitelendirdi.

Açıklama, Mevlâna'nın 1207 yılında Horasan'ın Belh bölgesinde doğduğunu ve 1273'te Konya'da vefat ettiğini belirtiyor. Babası Muhammed Bahâeddin Veled'in "âlimlerin sultanı" olarak tanındığı, annesinin ise Mümine Hatun olduğu kaydediliyor. Mevlâna'nın temel öğretisinin tevhid (Allah'ın birliği) etrafında şekillendiği, ilahi aşk yolunda ilerlediği ifade ediliyor.Özellikle Şems-i Tebrizî ile tanışması, Mevlâna'nın hayatında dönüm noktası olarak anlatılıyor. Bu buluşma, "iki denizin buluştuğu nokta" olarak adlandırılmış.

İnsan-ı Kâmil Olma Öğütleri

Başkanlık, Mevlâna'nın İnsan-ı Kâmil olma yolundaki öğütlerini şu şekilde aktarıyor:

  • Cömertlik ve yardım etme konusunda akarsu gibi ol
  • Şefkat ve merhamette güneş gibi ol
  • Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol
  • Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
  • Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
  • Hoşgörülülükte deniz gibi ol
  • Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

Bu öğütler, Alevi inancındaki "el, dil, bel" prensibi ve insan sevgisiyle örtüştüğü belirtiliyor.

Hz. Ali'ye Övgü

Açıklama, Mevlâna'nın Hz. Ali'yi öven uzun bir metniyle sona eriyor. Mevlâna, Hz. Ali'yi "Tanrı velisi", "vücut güneşi", "ilim şehrinin kapısı" ve "iki cihanın beyi" olarak tanımlıyor. Hz. Ali'nin tüm peygamberlerin sırrında yer aldığı, Hakk'ın sıfatlarının onda tecelli ettiği vurgulanıyor. Metin, "Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O’dur" sözleriyle bitiyor.

Başkanlığın açıklaması şöyle:


MEVLANA CELÂLEDDÎN-İ RUMİ

 

“Yolumuz; ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.”

Hacı Bektaş Veli

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî / 28 Eylül 2023, Perşembe

Mevlâna 1207 yılında Horasan’ın Belh bölgesinde Vahş kasabasında doğmuş 1273 yılında Konya’da vefat etmiştir. Annesi, Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun, babası, "âlimlerin sultanı" unvanı ile tanınmış, Muhammed Bahâeddin Veled’dir.

 

Diğer bütün sufiler gibi Celâleddîn-i Rûmî'nin temel öğretisi tevhid düşüncesi etrafında örgütlenir. Celâleddîn-i Rumi, rabbine duyduğu aşk ile ön plana çıkmış, diğer mutasavvıflar gibi Hakk yolunun yolcusu olmuş ve ilahi aşkın peşine düşmüştür.

 

Mevlana Celâleddîn-i Rumi hoşgörü ve barışın sembolüdür. Yüzyıllarca süregelen bir hoşgörünün öncüsüdür ve din bilginidir. Mevlana’nın hayatı Şems-i Tebriz’iyi tanıdıktan sonra baştan ayağa değişmiştir. Rivayete göre o ana kadarki yazmış olduğu tüm kitapları suya atmıştır. Mevlana’nın Mesnevisi ve Divan- Kebir’i okunduğunda ilahi aşkın sembollerle ve büyük bir coşkunlukla nasıl dile getirildiğini görebilirsiniz.

 

Mevlana ile Şems’in tanışması noktasında anlatılan rivayet şöyledir:

 

-Ey bilginler bilgini, söyle bana, Muhammed mi büyüktür yoksa Beyâzîd Bistâmî mi?

 

Mevlânâ, yolunu kesen bu garip yolcudan çok etkilenmiş, sorduğu sorudan ötürü şaşırmıştı:

 

-Bu nasıl sorudur? O ki peygamberlerin sonuncusudur; O'nun yanında Beyâzîd Bistâmî'in sözü mü olur

 

Bunun üstüne Tebrizli Şems şöyle dedi:

 

-Neden Muhammed “Kalbim paslanır da bu yüzden Rabbime günde yetmiş kez istiğfar ederim” diyor da, Beyâzîd, “Kendimi noksan sıfatlardan uzak tutarım, cüppemin içinde Allah'tan başka varlık yok” diyor; buna ne dersin?

 

Bu soruyu Mevlânâ şöyle karşıladı:

 

-Muhammed her gün yetmiş makam aşıyordu. Her makamın yüceliğine vardığında önceki makam ve mertebedeki bilgisinin yetmezliğinden istiğfar ediyordu. Oysa Beyâzîd ulaştığı makamın yüceliğinde doyuma ulaştı ve kendinden geçti, gücü sınırlıydı; onun için böyle konuştu.

 

Tebrizli Şems bu yorum karşısında "Allah, Allah" diye haykırarak onu kucakladı. Evet, aradığı o’ydu. Kaynaklar, bu buluşmanın olduğu yeri Merec-el Bahreyn (iki denizin buluştuğu nokta) diye adlandırdı.

 

Mevlana’nın genel itibariyle insanlara söylemiş olduğu ve İnsan-ı Kamil olma noktasında vermiş olduğu öğütler şöyledir.

 

Cömertlik ve yardım etme konusunda akarsu gibi ol

 

Cömertlik ve yardım etme noktasında sürekli çalışmamız gerekir. Yapmış olduğumuz iyiliklerin, Salih işlerin devamlılığı olmalıdır. Durmadan akıp gitmelidir. Çünkü akıp giden akarsu bir gün ummana karışacaktır. Ummana karışmak için sürekli cömert ve yardımsever olmalıyız.

 

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

 

Şefkat ve merhamet duygumuz öyle olmalı ki en soğuk insanı dahi güneş gibi eritebilsin. Şefkati ve merhameti esirgememeliyiz. Nasıl ki insanın ve bitkilerin gelişmesinde güneş önemli bir rol oynuyorsa ruhsal olarak da şefkat ve merhamet insanın kâmil olma yolunda en büyük silahıdır.

 

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

 

Kusurları gören değil; kusurları görüp düzeltip kapatanlardan olmalıyız. Kusur gören gözdedir.

 

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

 

Hiddet ve asabiyet insanoğlunun baş düşmanıdır. Bu fiillere karşı ölü olmalıyız.

 

Tevazu ve alçak gönüllükte toprak gibi ol

 

Toprak herkesin ayağının altında ezilir ancak her şeyi ve herkesi kabul eder, bağrına basar.

 

Hoşgörülülükte deniz gibi ol

 

Hoşgörülü olmak insanı ön yargılardan kurtarır. Deniz gibi olmalıyız her şeyi kabul eden. Ancak içine sığmayanları sahile vuran bir deniz gibi olmalıyız.

 

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

 

Riyakârlıktan uzak olmalıyız. Olduğumuz gibi görünüp olduğumuz gibi davranıp olduğumuz gibi konuşmalıyız. Olmadığımız şey olmaya çalışırsak taklitten öteye gidemeyiz.

 

 Son olarak Mevlana Hz. Ali’yi nasıl anlatmış bir bakalım:

 

   “O açıklayıcı imam, o Tanrı velisi, safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekânda, zamanda Hakk’la duran o imamın zatı, iç ve dış temizliği ile vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir…

 

 

Onun toprağı birlik âlemidir. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Her şey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır; yaratıkları yaratanın zatı gibi O bakidir. Hakk’ın yüksek sıfatları Ali’nin vasfıdır. Hakk’ın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrı’nın zatına yapışmış “O” olmuştur. Hani duyduğun lâhutun gizli hazinesi yok mu; işte o odur. Çünkü o, Hakk’ta Hakk’la görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, yüce Ali’dir. Hakk’ın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hâkimdir, her şeyin bilginidir.

 

İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O, Hakk iledir; Hakk ondan görünür. Hakk ile ebedidir.

 

Âdemin toprağı onun nurundan idi; o sebeple meleklerin tacı oldu. Allah’ın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Âdem, her şeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Âdem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi.

 

Şit, kendinde Ali’nin nurunu gördü ve yüksek âlemi öğrendi. Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. Halil peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrud’un ateşi, o Allah’ın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail’e kurban etti. Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf’un kokusunu alıp gözleri açıldı. İmran’ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: “Yarabbi! Bana bu lütfundan bir alamet ver.” Hakk ona: “İşte sana nurlu eli verdim” dedi. Gene Ali’nin vergisidir ki, Meryem’e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi…

 

O, şeriatte ilim şehrinin kapısıdır. Hakikatte ise iki cihanın beyidir. İki cihanın sultanı Muhammed, Hakk’a yakınlık gecesinde, Allah’a kavuşmanın harem yerinde onun sırrını gördü. Ali’nin nutkunu, Ali’den dinledi. Ali ile birleşilen o yerde Ali’den başka bulunmaz.

 

Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı: “Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.” Allah’a içi doğru olanlar yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir. O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa: “Benimle açıkça beraber bulundu” dedi. Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi…

 

İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O’dur.

 

Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O’dur.”

 

 

 

 

ALEVİ İSLAM İNANÇ HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI

mevlanacem vakfıalevi islam inanç hizmetleri başkanlığıalavilik ve mevlanaalevilerin mevlana hakkında görüşleri
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı'ndan 2026 yeni yıl mesajı
Mevlana Celâleddîn-İ Rumi
Mevlana Celâleddîn-İ Rumi
Hamdullah Dedeoğlu: "Alevilik Bilinmelidir" kitapçığı Aleviler için değerli bir el kitabı
Ammar Bin Yasir
2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri başlıyor
Yunus Emre’nin başyapıtı: İlim İlim Bilmektir
Velayet Makamı
Hz. Fatıma
İslamda kardeşlik
Ahilik
Rahmet
Ergene Cemevi Dünyada Tek: Anadolu ve Balkan Semahları Aynı Cem’de Dönüyor
Cem Vakfı Gençlik Kolları’ndan Anıtkabir ziyareti
Çorlu’da Cem Vakfı’ndan konser etkinliği
CEMEVLERİMİZ
KURUM DEDELERİMİZ
ALEVİ İSLAM İNANÇ HİZMETLERİ
İNANÇSAL SÖZLÜK VE TERİMLER

Başka haber bulunmuyor!

ALEVİLİK İLGİLİ BİLGİLER

Ammar Bin Yasir

Yunus Emre’nin başyapıtı: İlim İlim Bilmektir

Velayet Makamı

İnsanlar neden ibadete ihtiyaç duyar?

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Youtube
Ankete Katılın
Sitemizi nasıl buldunuz?
Anketi OylaOyları Göster
Alevi İslam İnanç Hizmetleri
KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Alevi İslam İnanç Hizmetleri | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle